arşiv
Hasta Hemşireler – Sick Nurses
Kızıl Ejder – Red Dragon
Konusu:Kötü ruhlu Manchu askerleri karısını ve
tüm köyünü öldürmüşlerdi. Kung fu ustası Hung Fey Kwun, Shaolin Manastırı’ndaki
çalışmalarını tamalayıp köyüne döndüğünde bu saldırıdan sağ kalan tek kişi olan
oğlu Ting ile birlikte öç almaya yemin etti. Yedi yıl boyunca Eski Çin’de
yaptıkları bu yolculukta oğlunu da kendisi gibi bir savaşçı olarak yetiştiren
Kwun’a, kendini borçlu hissettiği Shaolin Manastırı tarafından, haritası beş
küçük çocuğun sırtındaki dövmelerden oluşan gizli bir hazineyi bulma görevi
verilir.
Paha biçilmez bir hazineyi bulma görevi verdiklerinde geri dönmesi gerektiğini
anlayan Kwun, Manchu komutanlarının bu hazineye dair haritalar hakkında haber
aldıklarını öğrenir. Böylece, hem yıllar önce kaybettiği ailesinin intikamını
alma, hem de onurlu bir görevi yerine getirme fırsatını yakalar. Filmin yanlızca
meraklılarına hitap ettiğini söylemekte fayda var. Kung fu, Kung fu, Kung fu ve
mizah. Hepsi de Hong Kong’tar çıkma...
Son Görev / The Last Boy Scout
” width=”330″ />
Oyuncular : Bruce Willis , Damon Wayans , Chelsea Field
Yönetmen : Tony Scott
Bruce Willis ve Damon Wayans,
Konusu: kurulan tuzakları atlamak için bir araya
gelen, kılıksızdedektif ve rezil oyun kurucuyu oynuyor.
Olaylar sertleştikçe, onlar daha komikleşiyorlar.
Burada Olan Burada Kalır – What Happens in Vegas
Tür : Komedi / Romantik
Gösterim Tarihi : 9 Mayıs 2008
Yönetmen : Tom Vaughan
Senaryo : Dana Fox
Yapım : 2008, ABD
Oyuncular
Cameron Diaz (Joy) , Ashton Kutcher (Jack) , Krysten
Ritter (Kelly) , Lake Bell (Tipper) , Dennis Farina (Banger)
, Queen Latifah , Michelle Krusiec (Chong)
Parti delisi karizmatik Jack Fuller ve ticaretle uğraşan Joy
McNally’nin tesadüfi olarak Las Vegas’ta paylaştıkları
gürültülü bir haftasonu, onlar için hayal meyal anlardan çok
hatırlanacak izler bırakır…Bu iki tatilci New York’lu,
hiçbir acı hissetmedikleri o anda Vegas-stili bir evlilik
sözleşmesine imza atmamış olsalardı, kim bilir belki herşey
farklı olurdu…Ama burası Vegas..
İki farklı cinsiyet arasındaki hiçbir savaş Jack ve
Joy gibi iddialı iki gladyatöre ev sahipliği yapmamıştır.
Jack ve Joy “saadet dolu evliliklerini” birbirlerini
öldürmeden altı ay sürdürmeyi başarabilecekler ve büyük
ganimete ulaşabilecekler mi? Ya da ikisi arasındaki bu
hararetli kıvılcımlar birgün kalplerine sıçrayıp sahte
ilişkilerini şaşırtıcı bir gerçekliğe mi dönüştürecek?
Ölümcül Oyunlar – Funny Games
Tür : Korku / Gerilim
Gösterim Tarihi : 30 Mayıs 2008
Yönetmen : Michael Haneke
Senaryo : Michael Haneke
Yapım : 2007, ABD / Almanya , 111 dk
Konusu:Ann (Naomi Watts), George (Tim Roth)
ve oğulları Georgie (Devon Gearhart) kısa bir tatil için göl kenarındaki yazlık
evlerine giderler. Vardıklarında komşuları Fred ve Eva’de bir gariplik sezerler.
Ertesi sabah golf oynamak üzere sözleşmişlerdir. George ve Georgie yelkenli
teknelerini tamir ederken, Ann de yemek yapmaya koyulur. Bu sırada Eva’ların
misafiri olarak tanıştıkları genç ve kibar görünümlü Peter (Brady Corbet)
Ann’den yumurta istemey gelir. Birden, Peter’ın içeriye nasıl girdiği konusunda
şüphelenen Ann yumurtaları vermekte tereddüt yaşar ve bu, aile için gerilim dolu
saatlerin başlangıcı olur
Tam Ekran izlemek için filmin
üstüne iki kere tıklayın…iyi Seyirler.Yorumlarınızı Bekliyoruz…
Yetimhane – The Orphanage
Tür : Dram / Korku / Gerilim / Gizem
Gösterim Tarihi : 30 Mayıs 2008
Yönetmen : Juan Antonio Bayona
Senaryo : Sergio G. Sánchez
Yapım : 2007, İspanya / Meksika
Oyuncular:Belén Rueda (Laura) , Fernando Cayo (Carlos)
, Roger Príncep (Simón) , Mabel Rivera (Pilar) , Montserrat
Carulla (Benigna) , Andrés Gertrúdix (Enrique)
The Orphanage (Yetimhane), hayatın kırılganlığı,
kaybedilmişlerin ıstırabı ve bir annenin sonsuz sevgisi
üzerine…
Konusu:Laura, çocukluğuna dair en mutlu günlerini
deniz kenarındaki bir yetimhanede geçirmiştir. Yetimhanenin
çalışanları ve Laura’nın birlikte büyüdüğü arkadaşları ona
her zaman ilgi ve sevgi göstermişlerdir.Şimdi, 30 yıl sonra,
Laura, kocası Carlos ve 7 yaşındaki oğlu Simon’la çok güzel
yıllar geçirdiği yetimhaneye geri dönmüştür. Hayali, uzun
süredir kapalı olan yetimhaneyi restore ettikten sonra
engelli ve hasta çocuklar için bir yaşam alanı haline
getirmektir….
Koku: Bir Katilin Hikayesi – Perfume: The Story of a Murderer
Konusu:1766. Grasse, Güney Fransa.
Kalabalık şehir meydanında bir parfüm yapımcısı olan Jean-Baptiste Grenouille’ün
(BEN WHİSHAW) hüküm giymesini izlemek için toplanmıştır. Halk zincirlerinden
tutulup sürüklenen adamı kalenin balkonunda gördüğünde gürültüyle öldürülmesi
için tezahürata başlar.
22 yıl önce. Paris.
Grenouille’in annesi (BİRGİT MİNİCHMAYR) yılın en sıcak gününde şehrin balık
pazarının bulunduğu mahallede doğum yapmaktadır. Bu istenmeyen çocucğu
çevresinden saklamaya çalışmaktadır. Fakat yeni doğan bebek çıkardığı inanılmaz
gürültü sayesinde çevreden yetişenler tarafından annesinin gazabından kurtulur.
Çocuk yaşayacaktır fakat annesi çocuğunu öldürmeye çalıştığı için asılarak idam
edilecektir….
Grenouille hayatının ilk yıllarını Madame Gaillard’ın (SİAN THOMAS)
yetimhanesinde geçirir.. Diğer çocuklar onda bir gariplik olduğunun
farkındadılar. Altı yaşına geldiğinde küçük çocuk hala konuşamamaktadır fakat
kokular hakkındaki inanılmaz yeteneği ortaya çıkmaya başlamıştır.
13 yaşına geldiğinde Madame Gaillard 10 franka Grenouille’I Grimal’a (SAM
DOUGLAS) satar. Grimal bir deri işleme atölyesi işletmektedir. Yaşam şartları
cehennemden beter, pis kokulu nitratlar,kokuşmuş postlar içinde geçmektedir
fakat bu ortamda hayatta kalmayı başarıp genç bir adam olmuştur.
Paris’e ilk gittiğinde havada hiç tanımadığı yabancı kokuları keşfeder genç
adam… Ve bu kokular onu hiç sahip olmadığı olamayacağı hayallerine sürükler…
istemeden de olsa bir genç kadının ölümüne sebep olur…’Koku’filmi doğru dürüst
reklamı yok basın yayında ama bence reklamını içten içe yapmış enterasan bir
film!yani diyosun sanat ve katliam nasıl böyle içiçe olabilir ama
olmuş!!izleyicileri basbaya ikiye bölmüş bizim yorumcu arkadaşlarıda:ı bi gerçek
var dönemini iyi yansıtmış,çekimlerde bi kusur yok gizemli,suçlu ve gerilimli
bir film olmuş farklı yani;)izleyin görün?!
Indiana Jones- 2008

KONUSU:Dış İlişkiler Konseyi kutsal hazine için ilk maceranın
başladığı topraklara yeniden geri döner. Ancak ‘Herşeyi Gören 12 değerli
taş’ içinde hipnotik bir güce sahip olan ‘Ephod’ taşına ihtiyaçları vardır.
Konseydekilerin bu fikrini öğrenen Indiana Jones onları takip eder. Çünkü
eğer biri Ephod’u ele geçirirse, onun gücüne dayanamayacak ve kişilik
değiştirerek dünyayı yönetme gücüne sahip olacaktır. Ephod Armageddon
Savaşı’nı yeniden başlatacak güce sahiptir.
Süper hollywood kültürünün biricik (babasından sonra) kemik-iskelet
arayıcısı harrison efendi 65 yaşında birine göre baya iyi bir performans
göstermiş.öyle ki "atom bombası" patlayan bir kasabadan buzdolabının içine
girerek her türlü fiziksel,kimyasal biyolojik travmadan kurtuluyor.tüm
dünyadaki nükleer enerji çalışanlarının sonsuz katı radayasyona çoktan
bağışık olduğunu zaten filmin başında yapımcı steven kral bir basın
toplantısında belirtmişti. peruya arkadaşının peşinden veliahtı,biricik
gözdesi mutt ile uçan süper-arkeoloğumuz buradaki potansiyel
tarihten,iskeletten anlamaz, cahil ve kimisi (ne hayal gücü ve mantıksa)
artık maymunluğundan olsa gerek ağaç dallarında yaşaya yaşaya vahşileşmiş,
adeta hilkat garibesine dönmüş yerlilerden sıyrılıp "manyetik" kafatasını
bulur.tabiki yalnız değildir bulduğunda.artık neredeyse mide bulantısı veren
basit senaryoda bu kısmı izlerken gözlerimi kapatıp hemen hemen tüm
diyalogları ezbere söyledim ve emin olun söylersiniz.nihayetinde kafatası
"düşmanın" elindedir çünkü meğersem henry jonesu başından beri
izliyorlarmış…(takdir- ilahi) imdi sıra amazonun balta-keser ve emin olun
jones’un soyundan tek kimsenin girmediği ormanlarında macera
aramaya…veliaht mutt burda, tipi zaten itici ve üzerine olabildiğince
berbat seste dublaj yapıldığından iğretiyle izlenen "ukraynalı bayan doktor"
ile öle bir kılıç-kalkan düellosu yapıyor ki babasını aratmayacuğına kanaat
getiriveriyorsunuz.(ben bu sahnede mısırım bitmesin ve canım sıkılmasın diye
"geviş getiriyordum" bu arada.) "yaw bu filmde hiç mi izlenmeye değer bi şey
yok?"diyorsanız sadece "görsel efektlere" bakın derim.o da hani film
yapılırken ve izlemek için verdiğiniz paranın yüzü suyu hürmetine….
Kırılgan – Frágiles
Tür : Korku / Gerilim
Gösterim Tarihi : 22 Haziran 2007
Yönetmen : Jaume Balagueró
Senaryo : Jaume Balagueró
Müzik : Roque Baños
Yapım : 2005, İspanya , 93 dk.
Oyuncular:Jordi Galcerán (Xavi Giménez) , Calista
Flockhart (Amy Nicholls) , Richard Roxburgh (Robert Marcus)
, Elena Anaya (Helen Perez) , Gemma Jones (Mrs. Folder) ,
Yasmin Murphy (Maggie) , Colin McFarlane (Roy) , Michael
Pennington (Marcus) , Daniel Ortiz (Matt) , Susie Trayling
(Susan)
KONUSU:Mercy Falls Çocuk Hastanesi, yüzyıla yakın bir
süredir hizmet veren bir hastane olmasına rağmen atık
ihtiyaçları karşılayamadığı için kapatılmak üzeredir.
Yakınlarda olan bir tren kazası, tahliye işlemlerini
durdurur. Hastane inanılmaz derecede bakımsız ve harap
durumda da olsa yaralıların tedaviye ihtiyacı vardır.
Fakat hastanenin koridorlarında ne görülebilen ne de
dokunulabilen, sadece varlığı ile korkunç acı veren ve
nefret dolu bir cisim dolaşmaktadır. Çocukları inanılmaz
derecede tedirgin eden bu cismin, hastanenin yıllardır
kullanılmayan ikinci katında yaşadığı sanılsa da kimse bu
gariplikle mücadele etmek istememektedir. Hastanedeki bütün
düzensizliklerle ilgilenmesi için gönderilen Hemşire Amy,
bütün bu olaylara kayıtsız kalamaz ve hastanenin geçmişine
ait korkunç sırları keşfederken bir yandan da kendi
gerçekleri ile yüzleşmek zorunda kalacaktır.
2002 tarihli Darkness filminin de yönetmeni olan Jaume
Balagueró yine korku-gerilim türünde bir çalışmaya imza
atıyor. Başrolde ise Ally McBeal karakteri ile TV dizileri
arasında yer etmiş Calista Flockhart oynuyor.




Son Yorumlar